- psikolojik testler
- ölçme ve değerlendirme
Psikolojik testler neyi ölçer, neyi ölçemez?
İnternetteki kısa testlerden okullarda kullanılan ölçeklere kadar psikolojik ölçmenin ne vaat ettiğini ve nerede durması gerektiğini yazdım.
“Hangi kişilik tipisin?”, “Stres seviyeni öğren”, “Zekâ yaşını hesapla”… Sosyal medyada her gün bu başlıklarla karşılaşıyoruz. Birkaç soruyu yanıtlıyoruz ve bir sonuç çıkıyor. Peki bu sonuçlar ne kadar anlamlı? Psikolojide gerçekten kullanılan testleri bunlardan ayıran ne?
Bir test aslında ne yapar
Psikolojik test, doğrudan gözlenemeyen bir özelliği, örneğin dikkat, kaygı düzeyi ya da sözel akıl yürütme gibi bir özelliği, belirli bir yöntemle ölçmeye çalışan bir araçtır. Kilit kelime “belirli bir yöntem”. Soruların nasıl yazıldığı, hangi sırayla sorulduğu, nasıl puanlandığı ve sonucun neyle karşılaştırıldığı önceden tanımlanmıştır.
Bu yüzden bir test, aynı zamanda bir standarttır. Herkese aynı koşullarda uygulanır ki sonuçlar karşılaştırılabilsin.
İki temel soru: geçerlik ve güvenirlik
İyi bir testin cevaplaması gereken iki soru vardır.
Güvenirlik: Aynı kişi, kısa bir süre sonra aynı testi yeniden çözse benzer bir sonuç alır mı? Sonuçları her seferinde savrulan bir test, neyi ölçerse ölçsün güven vermez.
Geçerlik: Test, ölçtüğünü iddia ettiği şeyi gerçekten mi ölçüyor? “Dikkat testi” adı verilen bir aracın aslında okuma hızını ölçüyor olması mümkündür. Geçerliği göstermek, yıllar süren araştırmalar gerektirebilir.
İnternetteki kısa testlerin çoğu bu iki soruya hiç cevap vermez; çünkü hiç sorulmamıştır.
Sonuç neyle karşılaştırılıyor
Bir test puanı tek başına pek bir şey söylemez. “35 puan” ancak benzer yaştaki, benzer koşullardaki geniş bir grubun puanlarıyla karşılaştırıldığında anlam kazanır. Buna norm denir. Başka bir ülkede geliştirilmiş bir testin burada kullanılabilmesi için dil ve kültür açısından uyarlanması ve yeni norm çalışmalarının yapılması gerekir.
Testin söyleyemeyecekleri
En iyi test bile bir kişinin yalnızca bir kesitini gösterir. O gün yorgun olmak, sınav ortamından gerilmek ya da soruları farklı anlamak sonucu etkileyebilir. Bu yüzden test sonuçları tek başına bir yargı ya da etiket olarak kullanılmamalı; görüşme, gözlem ve kişinin kendi hikâyesiyle birlikte düşünülmelidir.
Bir de etik taraf var. Psikolojik testler yalnızca eğitimini almış ve uygulama yetkisi olan kişilerce uygulanıp yorumlanmalıdır. Sonuçlar da kişinin mahremiyetine aittir.
Peki ya sosyal medyadaki testler?
Eğlenceli olabilirler, kendimiz üzerine düşünmemize vesile de olabilirler. Ama bir değerlendirme yerine geçmezler. Sonuç sizi kaygılandırdıysa ya da rahatlattıysa, ona bir merak kıvılcımı gözüyle bakmak yeterli.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve bir değerlendirme yerine geçmez.
Bu yazı hakkında düşüncelerin mi var?
Bana yaz